Düşük Tansiyon Nedir?

Kalbin pompaladığı kanın damarlara uyguladığı basınç şiddeti olan tansiyonun normal değeri; büyük tansiyon 12 ve küçük tansiyon 8 olarak belirlenmiştir. Damarlara uygulanan basınç şiddetinin az olması düşük tansiyona neden olur.

Düşük tansiyon, yüksek tansiyon kadar önemli değildir; ancak baş dönmesi, sersemlik ve bayılma gibi rahatsızlıklara sebep olması açısından tehlike arz eder. Damara uygulanan kan basıncının çok düşük olduğu durumlarda göğüs ağrısı ve nefes darlığına yol açar. Uzun süreli tansiyon düşüklükleri kalp sağlığını olumsuz etkiler. Tansiyonda ani düşüşler yaşanıyorsa, bu durumda mutlaka bir uzman hekime danışılmalıdır.

Düşük tansiyon genellikle 20 ile 30 yaş arasında görülür. İleri yaşlarda özellikle yemek sonrası, kanın sindirim organlarında yoğunlaşması nedeniyle ortaya çıkar.

Derin ve sakin solunum gerçekleşmiyorsa; görmede bulanıklık ve göz kararması, susuzluk hissi, mide bulantısı şikayetleri varsa; bayılmalar, odaklanma sorunları, genel yorgunluk ve depresif ruh halleri yaşanıyorsa, düşük tansiyon şikayetiyle bir uzman hekime başvurmak gereklidir.

Günde en az 8 bardak su içmek, kan miktarının artmasına ve dolayısıyla kan basıncının yükselmesine yardımcı olur. Yeterli sıvı alımının yanı sıra; yemeklerden sonra yapılacak hafif yürüyüşlerin de düşük tansiyonu dengelemede olumlu etkisi vardır.

Mehmet Akif Yalman

İstanbul Üniversitesi Tıp fakültesi Mezunuyum. Özel bir Hastanede uzman doktorluk yapmaktayım. Boş zamanlarımda sizler için içerikler üretiyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir